Sisteminizde Flash Yüklü Olmalıdır!

Get Adobe Flash player

Sisteminizde Flash Yüklü Olmalıdır!

Get Adobe Flash player

Grip (İnfluenza) Konferansı11/07/2016

Grip (İnfluenza) Konferansı
Grip (İnfluenza) Konferansı
Facebook'ta Bu Haberi Paylaş Tüm Haberler

Grip (İnfluenza) Konferansı

Özel Kastamonu Anadolu Hastaneleri olarak sosyal sorumluluk projesi dahilinde yürüttüğümüz projelerimizde bu yılın ilki olan Grip (İnfluenza) konferansı Cumartesi günü KATSO toplantı salonunda gerçekleştirildi.

Yoğun katılımın sağlandığı konferansta grip virüsüyle ilgili bilgiler veren Hastanemiz Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Saliha Bakır Özbey, H1N1 (domuz gribi) virüsünün 2015 yılında daha yaygın görüldüğünü belirtti. Grip olan her 10 kişiden 6’sının domuz gribi olduğunu belirten Özbey, domuz gribi virüsünün 2009 yılından itibaren insanlara adapte olduğunu ve artık mevsimsel grip etkenleri arasına girdiğini söyleyerek paniğe gerek olmadığını sözlerine ekledi. 
Uzman Dr. Özbey, “Sa
ğlık Bakanlığı’nın grip şikayetiyle aile hekimlerine başvuran kişilerden aldıkları 1072 örnek değerlendirmiş ve 124’ünde influenza A tespit edilmiş. Bunların 73’ü H1N1, 39’u H3N2, geride kalan 5’i de influenza B olarak görülüyor. Bu oranlardan da gördüğümüz gibi yüzde 60 civarında H1N1 aktif durumda olduğu saptanmıştır” dedi. 
Grip virüsünün kendisine ba
ğlı alt solunum yolu enfeksiyonu gerçekleştirip insanların ölümüne yol açmasından çok, kişinin altta yatan kronik hastalıklarını tetikleyerek ölüm olaylarının meydana geldiğini belirten Özbey, gripten korunma yollarınııklarken risk grubundaki kişilerde grip belirtileri görülmesi durumunda mutlaka hastaneye gidilmesi gerektiğini ifade etti.

“DÜNYADA HER YIL 5 MİLYON KİŞİ GRİP OLUYOR”

Özbey konuşmasında şunları söyledi: “Grip, sıklıkla kışın kapalı ortamlarda yakın teması olan insanlar arasında görülen, insandan insana enfekte solunum yolu salgılarıyla bulaşan, virüslerin yol açtığı bir enfeksiyon hastalığıdır. Her yıl nüfusun yüzde 5 ila 15’i grip olmaktadır. Dünyada ise her yıl yaklaşık 5 milyon kişi grip hastalığına yakalanmakta bunlarında yaklaşık 500 bini hayatını kaybetmektedir.

“ÜÇ FARKLI VİRÜS BİLİNMEKTEDİR”

Grip (İnfluenza) virüsleri M.Ö. 400 yıllarda Hipokrat tarafından tanımlanmış. O günden bu tarafa da üç farklı virüs bilinmekte. İnfluenza A, B ve C virüsleri insanlarda enfeksiyon oluşturabiliyor. Salgınlardan sorumlu olması nedeniyle influenza A bizim için daha önemli oluyor. İnfluenza insanlarda enfeksiyon oluşturduğu gibi kuşlarda, domuzlarda, atlarda ve deniz memelilerinde de enfeksiyon oluşturabiliyor.

“DOMUZ GRİBİ ÖLÜM ORANLARI ÖNCEKİ SALGINLARA GÖRE DAHA AZ”

İnfluenza tarihine baktığımızda çok ciddi salgınlar gözükmektedir. 1918 İspanyol gribi, 1957 Asya gribi, 1968 Hong Kong gribinde milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Son olarak ise 2009 yılında domuz gribi görüldü. Bu gripten yaklaşık 200 ülke etkilendi. Önceki salgınlara baktığımızda ölüm oranın çok daha düşük olduğunu görüyoruz.

“DOMUZLAR TEKNE GÖREVİ GÖRDÜ”

2009 yılında domuz gribi, domuzların hem insanlardan hem de kuşlardan bu virüsü alabilmesiyle ortaya çıkmıştır. Domuzlar burada tekne görevi gördü. Kuşlarda, insanlarda ve domuzlarda görülen influenza virüsü domuzlarda yeniden şekilleniyor. Böylece H1N1 ortaya çıkmış ve insanlara bulaşmıştır.

“DOMUZ GRİBİ İNSANLARA ADAPTE OLDU”

Bu virüsler zamanla insanlara adapte oluyor. İnsanlar arasında yayılıyor. Grip mevsimlerinde ise ortalarda dolaşan virüsler haline geliyor. 2009 yılından beri domuz gribi ortamda dolaşmakta. İnsanlara adapte olmuş durumda. Mevsimsel grip etkenleri arasına girmiş durumda ve 2009 yılından bu tarafa H1N1 suşu bulunmaktadır. Domuz gribinin insanlara adapte olması ölüm oranlarını da hızla azalttı.

“GRİP OLANLARIN YÜZDE 60’I H1N1”

Ülkemizde 2013 ila 2015 yılındaki grip aktivitesine baktığımızda grip ekim aylarında ortaya çıkıp ocak ve şubat aylarında hızla yayılıyor. Yaklaşık nüfusun yüzde 11 civarında bir grip vakası görülüyor. 2015 yılındaki grip vakalarına baktığımızda toplumda yüzde 60 H1N1 virüsünün aktif olduğunu görüyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın grip şikayetiyle aile hekimlerine başvuran kişilerden aldıkları 1072 örnek değerlendirmiş ve 124’ünde influenza A tespit edilmiş. Bunların 73’ü H1N1, 39’u H3N2, geride kalan 5’i de influenza B olarak görülüyor. Bu oranlardan da gördüğümüz gibi yüzde 60 civarında H1N1 aktif durumda olduğu saptanmıştır.

GRİP NASIL BULAŞIYOR?

Grip virüsü enfekte insanların üst ve alt solunum yolu salgılarında bulunuyor. Kişinin öksürüğü, aksırığı sırasında damlacıklar yoluyla etrafa yayılıyor. Çevremizdeki yakın insanlara da solunum yoluyla bulaşabiliyor. Aynı zamanda enfekte bir bireyle tokalaşma ve öpüşme sırasında da virüs bulaşabiliyor. Virüsün temas etmiş yüzeylere dokunmamızla da hastalık bizlere bulaşabiliyor. 
Virüs kapal
ı alanlarda daha hızlı bulaşabiliyor. Grip belirtileri başladıktan bir hafta süre içerisinde etrafa bulaştırabiliriz. Bazı insanlar enfeksiyonu çok hafif geçirebilir ancak bu kişilerde virüsü çevreye bulaştırabiliyor. 
E
ğer ani başlayan bir ateşiniz, kuru öksürük, boğaz ağrısı, yaygın vücut ağrısı, baş ağrısı, hapşırık, halsizlik, ishal, bulantı ve kusma gibi belirtiler grip olan insanda görülebilir. Daha ağır vakalarda alt solunum yolu enfeksiyonuna bağlı nefes darlığı görülebilir. Ağır grip vakalarında kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, özellikle aspirin kullanan kişilerde karaciğer yetmezliğine yol açabiliyor ve kişi hayatını kaybedebiliyor.

EN FAZLA RİSKİ 2 YAŞ ALTI VE 65 YAŞ ÜSTÜ TAŞIYOR

Grip virüsünün en fazla risk taşıdığı grup 2 yaş altı ve 65 yaş üstü insanlar. Bunun dışında hamileler, altta yatan hastalığı bulunan insanlar (kronik bronşit, astım, kalp damar hastalığı, nörolojik hastalığı bulunanlar v.b.), sürekli aspirin kullanması gereken 6-18 yaş çocuklar ve obezite hastalığı olanlar grip için risk grubunda.

KESİNLİKLE ASPİRİN VE ANTİBİYOTİK KULLANMAYIN!

Gribin tedavisinde kesinlikle aspirin kullanılmaması gereklidir. Çünkü ağır karaciğer yetmezliklerine yol açabiliyor. Aspirin dışındaki ağrı kesici ve ateşşürücüleri tercih ediyoruz. Yine kesinlikle antibiyotik kullanımından kaçınmalıyız. Virüslerde antibiyotikler işe yaramıyor. Gereksiz yere kullanılan antibiyotikler hastalığın ilerlemesine dahi yol açabiliyor. Sadece ikincil gelişen bakteriyel enfeksiyonlara karşı hekim önerisiyle antibiyotik kullanılması gerekebilir.

GRİPTEN KORUNMAK İÇİN UYMAMIZ GEREKENLER

Bütün enfeksiyon hastalıklarından korunmak adına ellerin özenle yıkanması önemli. Öksürürken veya aksırırken ağzımızı kağıt mendille kapatmalıyız. Kirli ellerimizle ağız burun ve gözlere dokunmaktan kaçınmalıyız. Grip benzeri hastalıklarda evde istirahat edilmeli ve bireylerle mesafemizi korumalıyız. Dışarı çıkarken hastalığı bulaştırmamak adına maske takabiliriz. Virüs yüzeylerde 48 saat canlı kalabildiğinden temizliğe çok dikkat etmeliyiz. Gripten korunmanın en önemli yolu da grip aşısıdır. Risk grupları başta olmak üzere herkese grip aşısı olmasını tavsiye ediyorum.